hold space
A1A2B1B2C1C2
/hoʊld speɪs/
/həʊld speɪs/
- 1 (birine) alan tutmak, yargılamadan yanında olmak
Definition (English)
To be present for someone and support that person without judging or trying to fix things.
Example Sentences
-
I will hold space for you while you talk.Sen konuşurken yargılamadan yanında olacağım.
-
The therapist held space for her client's grief.Terapist, danışanının yası için alan tuttu.
Phrases 53
See all- holdv.tutmak, elinde tutmak
- holdn.tutuş, kavrayış
- hold a grudgeidiomkin tutmak, kin beslemek
- hold a grudge against someoneidiom(birine) kin tutmak, (birine karşı) hınç beslemek
- hold a press conferencecolloc.basın toplantısı düzenlemek
- hold a rallycolloc.miting düzenlemek, gösteri düzenlemek
- hold an opinioncolloc.bir görüşe sahip olmak, bir fikri olmak
- hold backphr.v.(duygusunu) tutmak, kendini tutmak
- hold downphr.v.basılı tutmak, bastırıp tutmak
- hold for weatherexpr.hava düzelene kadar beklemek, hava nedeniyle beklemek
- hold harmlessidiomsorumluluktan muaf tutmak, zarardan beri kılmak
- hold it togetheridiomkendine hâkim olmak, soğukkanlılığını korumak
- hold item listn.ertelenmiş arıza listesi, ertelenmiş kalemler listesi
- hold moden.irtifa tutma modu, tutma modu