head start
A1A2B1B2C1C2
/hɛd stɑrt/
/hɛd stɑːt/
General
- 1 başlangıç avantajı countable
Definition (English)
An advantage that someone has over other people at the start of something.
Example Sentences
-
Learning to read early gave her a head start at school.Erken okumayı öğrenmek ona okulda bir başlangıç avantajı sağladı.
-
The younger runners were given a ten-second head start.Küçük koşuculara on saniyelik bir başlangıç avantajı verildi.
GeneralEducation
- 1 Head Start programı (ABD)
Definition (English)
Head Start: a US government programme giving free preschool education to children from low-income families.
Example Sentences
-
Her children attended the Head Start program.Çocukları Head Start programına katıldı.
-
Head Start helps prepare children for school.Head Start, çocukları okula hazırlamaya yardımcı olur.
Collocations
get a head start on somethinggive somebody a head starta head start over somebody
Phrases 55
See all- headn.baş, kafa
- headv.(bir yöne) gitmek, yönelmek
- head and shouldersidiomaçık ara üstün, çok daha iyi
- head and shoulders aboveidiombir gömlek üstün, kat kat üstün
- head bandn.saç bandı, kafa bandı
- head chefn.baş aşçı
- head coachn.baş antrenör, teknik direktör
- head countn.kişi sayısı, sayım
- head downadv.başı eğik, başını eğerek
- head downadv.başı öne eğik, başını eğerek
- head eastcolloc.doğuya gitmek, doğuya yönelmek
- head in the cloudsidiomhayal âleminde olmak, ayakları yere basmamak
- head kickn.kafa tekmesi, baş tekmesi
- head knifen.yarım ay bıçağı, deri kesme bıçağı