head down
A1A2B1B2C1C2
/hɛd daʊn/
/hɛd daʊn/
- 1 başı öne eğik, başını eğerek
Definition (English)
With the head bent forward and down.
Example Sentences
-
He walked head down through the heavy rain.Şiddetli yağmurun altında başı öne eğik yürüdü.
-
She sat head down at her desk, working on her report.Masasında başını eğmiş, raporu üzerinde çalışıyordu.
Phrases 55
See all- headn.baş, kafa
- headv.(bir yöne) gitmek, yönelmek
- head and shouldersidiomaçık ara üstün, çok daha iyi
- head and shoulders aboveidiombir gömlek üstün, kat kat üstün
- head bandn.saç bandı, kafa bandı
- head chefn.baş aşçı
- head coachn.baş antrenör, teknik direktör
- head countn.kişi sayısı, sayım
- head downadv.başı eğik, başını eğerek
- head eastcolloc.doğuya gitmek, doğuya yönelmek
- head in the cloudsidiomhayal âleminde olmak, ayakları yere basmamak
- head kickn.kafa tekmesi, baş tekmesi
- head knifen.yarım ay bıçağı, deri kesme bıçağı
- head leasen.ana kira sözleşmesi, asıl kira sözleşmesi