half
A1A2B1B2C1C2
/hæf/
/hɑːf/
- 1 yarısı
Definition (English)
Fifty per cent of an amount or a group, used alone or in 'half of'.
Example Sentences
-
Half of the students passed the exam.Öğrencilerin yarısı sınavı geçti.
-
She only ate half of her sandwich.Sandviçinin sadece yarısını yedi.
Collocations
half ofmore than halfless than halfabout halfhalf of themhalf as manyhalf as much
Phrases 22
See all- half boardn.yarım pansiyon
- half lifen.yarılanma ömrü, yarı ömür
- half marathonn.yarı maraton
- half pastprep.buçuk
- half souradj.yarı ekşi, hafif ekşi
- half square trianglen.yarım kare üçgen
- half trolleyn.yarım boy servis arabası, küçük servis arabası
- halfadv.yarı yarıya, yarıya kadar
- halfn.yarı, yarım
- halfdet.yarım, (-in) yarısı
- fly halfn.oyun kurucu (rugby)
- half-and-halfn.süt ve krema karışımı
- half-baked idean.iyi düşünülmemiş fikir, ham fikir
- half-boardn.yarım pansiyon