go out
A1A2B1B2C1C2
/goʊ aʊt/
/gəʊ aʊt/
-
1
dışarı çıkmak, gezmeye çıkmak
To leave your home to go to a social event or for entertainment.
-
We go out every Friday night.Her cuma akşamı dışarı çıkarız.
-
She asked him if he wanted to go out this weekend.Ona bu hafta sonu dışarı çıkmak isteyip istemediğini sordu.
-
-
2
sönmek
Of a light or fire, to stop burning or shining.
-
The candle went out in the wind.Mum rüzgârda söndü.
-
Suddenly all the lights in the building went out.Birden binadaki bütün ışıklar söndü.
-
-
3
(biriyle) çıkmak, sevgili olmak Informal
To have a romantic relationship with someone.
-
Are they going out together?Birlikte mi çıkıyorlar?
-
They have been going out for about six months.Yaklaşık altı aydır çıkıyorlar.
-
Synonyms
Phrases 60
See all- gov.gitmek, ayrılmak
- gon.deneme, girişim
- go a long wayidiomçok işe yaramak, çok faydalı olmak
- go afterphr.v.peşine düşmek, kovalamak
- go againstphr.v.karşı gelmek, (sözünü) dinlememek
- go aheadphr.v.(işe) başlamak, (planı) hayata geçirmek
- go all inexpr.tüm varlığını ortaya koymak, topyekûn girişmek
- go all inidiomher şeyini ortaya koymak, (bir işe) tüm gücüyle girişmek
- go all outidiomelinden gelenin en iyisini yapmak, tüm imkânları seferber etmek
- go alongphr.v.ilerlemek, devam etmek
- go along withphr.v.(fikre/plana) uymak, kabul etmek
- go aroundphr.v.dolaşmak, yayılmak
- go aroundn.pas geçme
- go around moden.pas geçme modu