gain
A1A2B1B2C1C2
/geɪn/
/geɪn/
GeneralBusiness
- 1 kazanç
- 2 kazanma
Definition (English)
- An increase in wealth or possessions.
- The act of getting or achieving something desired.
Example Sentences
-
The stock market showed a significant gain today.Borsa bugün önemli bir kazanç gösterdi.
-
There was a gain of five pounds.Beş kiloluk bir artış oldu.
-
Hard work leads to success and gain.Sıkı çalışma başarıya ve kazanca götürür.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 15
See all- gain altitudecolloc.irtifa kazanmak, yükseklik kazanmak
- gain an insight into somethingcolloc.bir konuda içgörü kazanmak, bir konuda fikir edinmek
- gain framingn.kazanç odaklı çerçeveleme, olumlu çerçeveleme
- gain hands-on experiencecolloc.uygulamalı deneyim kazanmak
- gain of functionn.fonksiyon kazanımı
- gain weightcolloc.kilo almak
- gainv.kazanmak, elde etmek
- airspeed gainn.hava hızı artışı, hava hızı kazancı
- capital gainn.sermaye kazancı, değer artış kazancı
- deaf gainn.sağır kazancı
- elevation gainn.yükseklik kazancı, irtifa kazanımı
- no pain no gainidiomacı çekmeden kazanç olmaz, emeksiz yemek olmaz
- radar gainn.radar kazancı
- solar gainn.güneş ısısı kazancı, güneş kazancı