fit
A1A2B1B2C1C2
/fɪt/
/fɪt/
- 1 uyum
- 2 nöbet
Definition (English)
- The way something fits your body or is the right size.
- A sudden attack of illness, like epilepsy.
Example Sentences
-
The dress is a perfect fit.Elbise tam uyuyor.
-
He had a fit of coughing.Öksürük nöbeti geçirdi.
Synonyms
Collocations
Phrases 16
See all- fit as a fiddleidiomsapasağlam, çok sağlıklı
- fit inphr.v.uyum sağlamak, zaman ayırmak
- fit like a gloveidiomüstüne tam oturmak, kalıp gibi oturmak
- fit to flyexpr.uçuşa uygun, uçabilecek durumda
- fit to flyadj.uçmaya elverişli, uçak yolculuğuna elverişli
- fitv.uymak, yakışmak
- all foods fitexpr.her yiyeceğe yer var, yasak yiyecek yok
- be an ideal fit for somethingcolloc.bir şey için biçilmiş kaftan olmak, bir şeye son derece uygun olmak
- culture fitn.kültür uyumu, şirket kültürüyle uyum
- founder-market fitn.kurucu-pazar uyumu
- good fitexpr.uygun (kişi ya da şey), iyi uyum
- keep fitcolloc.formda kalmak
- problem solution fitn.problem-çözüm uyumu
- product-market fitn.ürün-pazar uyumu