fear
A1A2B1B2C1C2
/fɪr/
/fɪə/
- 1 endişelenmek
- 2 korkmak
Definition (English)
- To feel afraid or worried.
- To be frightened of someone or something.
Example Sentences
-
I fear we are late.Geç kaldığımızı sanıyorum.
-
Don't fear the dark.Karanlıktan korkma.
Verb Forms Regular
Base
fear
/fɪr/
Past
feared
/fɪrd/
Participle
feared
/fɪrd/
Spelling rule
Add ‑edfear → feared
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /r/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. feared /fɪrd/
Synonyms
Antonyms
Collocations
fear offear forfear thatfear the worstfear deeplyfear greatly
Phrases 10
See all- fear and greedn.korku ve açgözlülük
- fear appealn.korku çekiciliği, korkuya dayalı mesaj
- fear foodn.korkulan yiyecek, korku besini
- fear gaugen.korku endeksi, korku göstergesi
- fear of flyingn.uçma korkusu, uçak fobisi
- fear of heightsn.yükseklik korkusu, akrofobi
- fearn.korku, endişe
- a climate of fearcolloc.korku ortamı, korku iklimi
- food fearn.gıda korkusu, yiyecek korkusu
- well-founded fearn.haklı korku, haklı nedenlere dayanan korku