fault line
A1A2B1B2C1C2
/fɔlt laɪn/
/fɒlt laɪn/
GeneralGeology
- 1 fay hattı countable
Definition (English)
A crack in the Earth's surface where the ground has moved.
Example Sentences
-
The earthquake occurred along a major fault line.Deprem büyük bir fay hattı boyunca meydana geldi.
-
The town was built directly on top of a fault line.Kasaba doğrudan bir fay hattının üzerine kurulmuştu.
Figurative
- 1 ayrılık noktası, kırılma noktası countable
Definition (English)
An issue or difference that divides people and may cause serious conflict.
Example Sentences
-
There is a fault line in their relationship.İlişkilerinde bir kırılma noktası var.
-
Money has become a deep fault line between the two families.Para iki aile arasında derin bir ayrılık noktası haline geldi.
Phrases 14
See all- faultn.hata, fay
- faultv.(bir şeyde) kusur bulmak, (birini) suçlamak
- fault divorcen.kusura dayalı boşanma, kusurlu boşanma
- fault tolerancen.hata toleransı, arıza toleransı
- arc faultn.ark arızası
- double faultn.çift hata
- electrical faultn.elektrik arızası
- fault-findingn.her şeye kulp takma, kusur arama
- find fault with somethingidiombir şeye kulp takmak, kusur bulmak
- latched faultn.kilitlenmiş arıza
- my faultexpr.benim hatam, benim suçum
- no fault foundexpr.arıza bulunamadı, herhangi bir kusur bulunamadı
- no-fault divorcen.kusura dayanmayan boşanma, kusursuz boşanma
- wine faultn.şarap kusuru