fault-finding
A1A2B1B2C1C2
/fɔlt ˈfaɪndɪŋ/
/fɒlt ˈfaɪndɪŋ/
- 1 her şeye kulp takma, kusur arama
Definition (English)
The habit of always looking for things to criticise, however minor they are.
Example Sentences
-
The new editor's constant fault-finding made the young reporters nervous about submitting their work.Yeni editörün sürekli kusur araması, genç muhabirleri yazılarını teslim etme konusunda tedirgin etti.
-
Her reviews are fair and balanced rather than just an exercise in fault-finding.Onun eleştiri yazıları, sırf kusur bulmaya yönelik bir uğraş olmaktan çok adil ve dengelidir.
Phrases 14
See all- faultn.hata, fay
- faultv.(bir şeyde) kusur bulmak, (birini) suçlamak
- fault divorcen.kusura dayalı boşanma, kusurlu boşanma
- fault linen.fay hattı, ayrılık noktası
- fault tolerancen.hata toleransı, arıza toleransı
- arc faultn.ark arızası
- double faultn.çift hata
- electrical faultn.elektrik arızası
- find fault with somethingidiombir şeye kulp takmak, kusur bulmak
- latched faultn.kilitlenmiş arıza
- my faultexpr.benim hatam, benim suçum
- no fault foundexpr.arıza bulunamadı, herhangi bir kusur bulunamadı
- no-fault divorcen.kusura dayanmayan boşanma, kusursuz boşanma
- wine faultn.şarap kusuru