fault
A1A2B1B2C1C2
/fɔlt/
/fɒlt/
-
1
hata
Responsibility for a mistake or for something bad that has happened.
-
It was my fault that we missed the train.Treni kaçırmamız benim hatamdı.
-
-
2
fay, arıza
A defect or weakness in a machine or system.
-
The earthquake occurred because of a shift in the fault line.Deprem, fay hattındaki bir kayma nedeniyle meydana geldi.
-
There's a fault in the electrical system.Elektrik sisteminde bir arıza var.
-
-
3
hata, kusur, yanlışcountable
An error or mistake in judgment or action.
-
It was my fault that we missed the meeting.Toplantıyı kaçırdığımız için benim hatamdı.
-
He admitted his fault in the decision-making process.Karar verme sürecindeki hatasını kabul etti.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 14
See all- fault divorcen.kusura dayalı boşanma, kusurlu boşanma
- fault linen.fay hattı, ayrılık noktası
- fault tolerancen.hata toleransı, arıza toleransı
- faultv.(bir şeyde) kusur bulmak, (birini) suçlamak
- arc faultn.ark arızası
- double faultn.çift hata
- electrical faultn.elektrik arızası
- fault-findingn.her şeye kulp takma, kusur arama
- find fault with somethingidiombir şeye kulp takmak, kusur bulmak
- latched faultn.kilitlenmiş arıza
- my faultexpr.benim hatam, benim suçum
- no fault foundexpr.arıza bulunamadı, herhangi bir kusur bulunamadı
- no-fault divorcen.kusura dayanmayan boşanma, kusursuz boşanma
- wine faultn.şarap kusuru