enchanted
A1A2B1B2C1C2
/ɛnˈtʃæntɪd/
/ɪnˈtʃɑːntɪd/
- 1 büyülü
- 2 büyülenmiş
Definition (English)
- Filled with or affected by magic.
- Delighted or charmed.
Example Sentences
-
We walked through the enchanted forest.Büyülü ormanda yürüdük.
-
The princess lived in an enchanted castle.Prenses büyülü bir şatoda yaşıyordu.
-
She looked at him with enchanted eyes.Büyülenmiş gözlerle ona baktı.
-
The children were enchanted by the puppet show.Çocuklar kukla gösterisi karşısında büyülenmişti.