do
A1A2B1B2C1C2
/du/
/duː/
General
- 1 yapılması gerekenler, kurallar countable
Definition (English)
The rules about what you should and should not do, in 'dos and don'ts'.
Example Sentences
-
Here are some dos and don'ts for your first job interview.İlk iş görüşmen için yapılması ve yapılmaması gerekenler şunlar.
-
Every office has its own dos and don'ts.Her ofisin kendine göre kuralları vardır.
Informal
- 1 parti, eğlence countable
Definition (English)
A party or another social event.
Example Sentences
-
Are you going to Elif's birthday do on Saturday?Cumartesi Elif'in doğum günü partisine gidiyor musun?
-
The company is having a big do for its anniversary.Şirket yıl dönümü için büyük bir parti veriyor.
Phrases 60
See all- do a cleansecolloc.detoks yapmak, arınma kürü yapmak
- do a degree in somethingcolloc.bir bölümde üniversite okumak
- do a favourcolloc.(birine) iyilik yapmak
- do a trial runcolloc.deneme yapmak, prova yapmak
- do and verifyexpr.yap ve doğrula
- do away withphr.v.kaldırmak, ortadan kaldırmak
- do businesscolloc.iş yapmak, ticaret yapmak
- do damagecolloc.zarar vermek, hasar vermek
- do exercisecolloc.egzersiz yapmak
- do goodcolloc.iyi gelmek, yaramak
- do harmcolloc.zarar vermek
- do homeworkcolloc.ödev yapmak
- do household chorescolloc.ev işlerini yapmak
- do lunchexpr.öğle yemeğinde buluşmak