do good
A1A2B1B2C1C2
/du gʊd/
/duː gʊd/
- 1 iyi gelmek, yaramak
- 2 iyilik yapmak
Definition (English)
- To be good for someone's health, mood or well-being.
- To do things that help other people.
Example Sentences
-
A good walk will do you good.İyi bir yürüyüş sana iyi gelir.
-
A week by the sea will do the whole family good.Deniz kenarında bir hafta bütün aileye iyi gelecek.
-
She spends her free time doing good in her community.Boş zamanını yaşadığı yerde iyilik yaparak geçirir.
-
The charity's aim is to do good for children in poor areas.Derneğin amacı yoksul bölgelerdeki çocuklara iyilik yapmaktır.
Phrases 43
See all- goodn.yarar, fayda
- goodadj.iyi, kaliteli
- goodinterj.güzel, tamam
- goodadv.iyi, güzel (bir şekilde)
- good as goldidiomkuzu gibi, çok uslu
- good causen.hayır işi, iyi bir amaç
- good dayexpr.iyi günler
- good enoughexpr.yeterince iyi, kabul edilebilir
- good enough parentn.yeterince iyi ebeveyn
- good faithn.iyi niyet, dürüstlük
- good fitexpr.uygun (kişi ya da şey), iyi uyum
- good for youexpr.aferin sana, ne güzel
- good governancecolloc.iyi yönetişim
- good griefexpr.aman tanrım, ya bu da ne