cut across
A1A2B1B2C1C2
/kʌt əˈkrɔs/
/kʌt əˈkrɒs/
-
1
kestirmeden gitmek, (içinden) kestirmeden geçmek
To go directly across an area, making the journey shorter.
-
We cut across the field to save time.Zaman kazanmak için tarladan kestirmeden gittik.
-
The children cut across the park on their way to school.Çocuklar okula giderken parkın içinden kestirmeden geçtiler.
-
-
2
(farklı grupları) kapsamak, (ayrımları) aşmak
To affect or involve many different groups or types of people.
-
Climate change cuts across all political boundaries.İklim değişikliği, tüm siyasi sınırları aşar.
-
Interest in football cuts across age groups and social classes.Futbola ilgi yaş gruplarını ve sosyal sınıfları aşar.
-
-
3
(birinin) sözünü kesmek, (konuşmayı) yarıda kesmek
To interrupt someone who is speaking.
-
He cut across the discussion with a new idea.Yeni bir fikirle tartışmayı yarıda kesti.
-
She cut across him before he could finish his sentence.O daha cümlesini bitiremeden sözünü kesti.
-
Synonyms
cut through
Phrases 39
See all- cutv.kesmek, (elini vb.) kesmek
- cutn.kesik, yara
- cutadj.kesme, kesimli
- cut a rugidiomcoşkuyla dans etmek, oynayıp coşmak
- cut and come againadj.kestikçe yeniden büyüyen
- cut and paste somethingcolloc.kesip yapıştırmak
- cut backphr.v.azaltmak, kısmak
- cut back onphr.v.azaltmak, kısıntı yapmak
- cut classidiomdersi asmak, dersten kaçmak
- cut cornersidiomişin kolayına kaçmak, baştan savma iş yapmak
- cut downphr.v.azaltmak, (ağacı) kesmek
- cut it outexpr.kes şunu, yapma artık
- cut offphr.v.(elektriği/suyu) kesmek, bağlantıyı kesmek
- cut off your nose to spite your faceidiom(birine) inat kendine zarar vermek, pire için yorgan yakmak