common
A1A2B1B2C1C2
/ˈkɑmən/
/ˈkɒmən/
- 1 ortak nokta, ortak yön uncountable
- 2 halka açık çayır, ortak otlak countable
Definition (English)
- In common: shared by two or more people or things, in interests, ideas or features.
- An area of open land with grass in a town or village that everyone may use.
Example Sentences
-
My sister and I have a lot in common.Kız kardeşimle birçok ortak noktamız var.
-
The two cities have nothing in common.İki şehrin hiçbir ortak yönü yok.
-
The children played football on the village common.Çocuklar köyün ortak çayırında futbol oynadı.
-
There is a small pond in the middle of the common.Çayırın ortasında küçük bir gölet var.
Collocations
have a lot in commonhave nothing in commonhave something in common within common withthe village common
Phrases 23
See all- Common Agricultural Policyn.Ortak Tarım Politikası
- common ancestorn.ortak ata
- common arean.ortak alan
- common arrivaln.ortak varış rotası, standart varış rotası
- Common Core State Standardsn.Ortak Çekirdek Standartları
- common courtesyn.temel nezaket, görgü gereği
- common equityn.adi öz sermaye
- common groundn.ortak nokta, ortak zemin
- common groundn.ortak nokta, ortak zemin
- common heritagen.ortak miras, insanlığın ortak mirası ilkesi
- common knowledgen.herkesin bildiği şey, herkesçe bilinen gerçek
- common lawn.Anglo-Sakson hukuku, içtihat hukuku
- common marketn.ortak pazar
- common pool resourcen.ortak havuz kaynağı