green
A1A2B1B2C1C2
/grin/
/griːn/
-
1
yeşil
Having the colour of grass or leaves.
-
She wore a green dress to the party.Partiye yeşil bir elbise giydi.
-
Wait until the light turns green before you cross.Karşıya geçmeden önce ışığın yeşile dönmesini bekle.
-
-
2
yemyeşil, yeşilliği bol
Covered with grass, trees or other plants.
-
The city has many green spaces for children to play in.Şehirde çocukların oynayabileceği, yeşilliği bol pek çok alan var.
-
After the rain, the hills were green again.Yağmurdan sonra tepeler yine yemyeşil oldu.
-
-
3
çevreci, çevre dostu
Connected with protecting the environment, or not harming it.
-
We are trying to live a greener life.Daha çevre dostu bir hayat yaşamaya çalışıyoruz.
-
The town council has introduced several green policies.Belediye meclisi birkaç çevreci politikayı hayata geçirdi.
-
-
4
ham, olmamış
Of fruit, not yet ready to eat.
-
These bananas are still green; leave them for a few days.Bu muzlar hâlâ ham; birkaç gün bekletin.
-
Green tomatoes are used to make a kind of jam.Olmamış domatesler bir tür reçel yapmak için kullanılır.
-
-
5
acemi, toy, tecrübesiz Informal
Young and without much experience.
-
He is still a bit green in his new job.Yeni işinde hâlâ biraz acemi.
-
Don't be too hard on her; she's just green.Ona çok sert davranma; o sadece tecrübesiz.
-
-
6
(yüzü) sapsarı, rengi atmış
Of a person's face, looking pale, as if the person is going to be sick.
-
You look green; do you feel sick?Yüzün sapsarı olmuş; miden mi bulanıyor?
-
After the boat trip, half the passengers looked green.Tekne turundan sonra yolcuların yarısının rengi atmıştı.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
green grassgreen fieldsgreen spacesgreen energygo greengreen issuesgreen teagreen beansa green lightgreen with envyhave green fingers (BrE)green card
Phrases 60
See all- green aircraftn.tamamlanmamış uçak, donatılmamış uçak
- green aircraft deliveryn.yeşil uçak teslimi, tamamlanmamış uçak teslimi
- green bandn.yeşil bant
- green beann.yeşil fasulye
- green beansn.taze fasulye, sırık fasulye
- green beltn.yeşil kuşak, kent çevresindeki yeşil kuşak
- green binn.organik atık kutusu, yeşil çöp kutusu
- green buildingn.yeşil bina, çevre dostu bina
- green carn.çevre dostu araba, çevreci araç
- green cardn.yeşil kart
- green cardamomn.yeşil kakule
- green channeln.yeşil hat
- green checkexpr.onay işareti, doğru işareti
- green chemistryn.yeşil kimya, çevre dostu kimya