close up
A1A2B1B2C1C2
/kloʊs ʌp/
/kləʊs ʌp/
-
1
(dükkânı) kapatmak, kepenk indirmek
To lock a shop or building at the end of the day.
-
We close up the shop at nine in the evening.Dükkânı akşam dokuzda kapatıyoruz.
-
The owner was closing up when we arrived.Biz geldiğimizde dükkân sahibi kepenk indiriyordu.
-
-
2
(yara) kapanmak
For a wound or an opening to become closed.
-
The cut on his hand has closed up nicely.Elindeki kesik güzelce kapandı.
-
It took two weeks for the wound to close up completely.Yaranın tamamen kapanması iki hafta sürdü.
-
-
3
sıkışmak, aradaki boşluğu kapatmak
To move closer together so that there is less space between people or things.
-
Could everyone close up a little so more people can sit?Daha çok kişi oturabilsin diye herkes biraz sıkışabilir mi?
-
The runners closed up as they approached the finish line.Koşucular bitiş çizgisine yaklaşırken aralarındaki boşluğu kapattı.
-
Phrases 35
See all- closeadj.yakın, (zamanca) yakın
- closev.kapatmak, kapanmak
- closeadv.yakın, yakına
- closen.son, bitiş
- close a bank accountcolloc.banka hesabı kapatmak
- close a dealcolloc.anlaşmayı bağlamak, anlaşmayı sonuçlandırmak
- close callidiomucuz atlatma, kıl payı kurtulma
- close doorsidiomfırsatların kapısını kapatmak, (birinin) önündeki kapıları kapatmak
- close downphr.v.kapanmak, (işyerini) kapatmak
- close formationn.sıkı düzen, sıkı formasyon
- close framen.kapatma çerçevesi
- close friendcolloc.yakın arkadaş
- close friendn.yakın arkadaş
- close friendsn.yakın arkadaşlar, yakın arkadaşlar listesi