call up
A1A2B1B2C1C2
/kɔl ʌp/
/kɔːl ʌp/
-
1
telefon etmek, aramak
To telephone someone.
-
I'll call you up tomorrow.Seni yarın ararım.
-
Please call me up when you arrive.Varınca lütfen beni ara.
-
-
2
askere çağırmak, (milli takıma) çağırmak
To order someone to join the armed forces or a national sports team.
-
He was called up for military service at eighteen.On sekiz yaşında askerlik hizmetine çağrıldı.
-
The young striker was called up to the national team.Genç forvet milli takıma çağrıldı.
-
-
3
(ekrana) getirmek, (dosyayı) açmak Computer Science
To make information appear on a computer screen.
-
She called up the file on her computer.Bilgisayarında dosyayı ekrana getirdi.
-
The agent called up my booking on the screen.Görevli rezervasyonumu ekrana getirdi.
-
Phrases 58
See all- callv.(telefonla) aramak, telefon etmek
- calln.arama, telefon görüşmesi
- call 911expr.911'i aramak, acil yardım hattını aramak
- call a trucecolloc.geçici olarak barışmak, ateşkes yapmak
- call and responsen.çağrı ve yanıt, karşılıklı söyleme
- call attentionexpr.dikkat çekmek
- call backphr.v.geri aramak, tekrar çağırmak
- call buttonn.çağrı düğmesi, yardım düğmesi
- call centern.çağrı merkezi
- call daten.erken itfa tarihi, geri alım tarihi
- call extensionn.arama uzantısı
- call featuren.geri çağırma özelliği, erken itfa hakkı
- call forphr.v.gerektirmek, (bir şeyin yapılmasını) talep etmek
- call for papersn.bildiri çağrısı, makale çağrısı