black hole
A1A2B1B2C1C2
/blæk hoʊl/
/blæk həʊl/
GeneralAstronomy
- 1 kara delik countable
Definition (English)
A region in space where gravity is so strong that nothing, not even light, can escape.
Example Sentences
-
A black hole has immense gravitational pull.Kara deliğin muazzam bir çekim gücü vardır.
-
The spaceship narrowly avoided the black hole.Uzay gemisi kara delikten kıl payı kurtuldu.
Figurative
- 1 dipsiz kuyu countable
Definition (English)
Something that uses up a lot of money or effort and gives nothing back.
Example Sentences
-
The old factory became a black hole for the company's money.Eski fabrika, şirketin parası için dipsiz bir kuyu oldu.
-
Without proper planning, the project could become a financial black hole.Doğru planlama olmazsa proje mali açıdan dipsiz bir kuyuya dönüşebilir.
Phrases 50
See all- black hole effectn.kara delik etkisi, kara delik yanılsaması
- blackadj.siyah, kara (renk)
- blackn.siyah, siyah renk
- black and greyadj.siyah ve gri, monokrom
- black and whiteadj.siyah beyaz, yazılı olarak
- black beann.siyah fasulye
- black beltn.siyah kuşak, siyah kuşak sahibi
- Black boxn.kara kutu
- black box warningn.kara kutu uyarısı
- black cabn.siyah Londra taksisi, taksi
- black carn.şoförlü lüks araç
- black cardn.siyah kart
- black cardamomn.siyah kakule
- black catn.kara kedi