being
A1A2B1B2C1C2
/ˈbiɪŋ/
/ˈbiːɪŋ/
-
1
canlı, varlıkcountable
A living creature, especially a person.
-
A human being needs food and water to survive.Bir insanın hayatta kalmak için yiyeceğe ve suya ihtiyacı vardır.
-
The film is about strange beings from another planet.Film, başka bir gezegenden gelen tuhaf varlıkları anlatıyor.
-
-
2
var olma, varoluşuncountable Formal
The fact or state of existing in the world.
-
The organisation came into being in 1995.Kuruluş 1995'te ortaya çıktı.
-
The internet has brought many new jobs into being.İnternet pek çok yeni mesleğin ortaya çıkmasını sağladı.
-
-
3
benlikuncountable Literary
A person's mind, feelings and whole nature.
-
She wanted to win with every part of her being.Bütün benliğiyle kazanmak istiyordu.
-
A feeling of peace filled his whole being.Bütün benliğini bir huzur duygusu kapladı.
-
Synonyms
Collocations
human beingliving beingcome into beingbring something into beingfor the time beingwell-beingalien beings