bar
A1A2B1B2C1C2
/bɑr/
/bɑː/
GeneralLegal
- 1 yasaklamak
- 2 engellemek
Definition (English)
- To prevent or forbid by law or authority.
- To stop someone from doing something.
Example Sentences
-
Smoking is barred in this building.Bu binada sigara içmek yasaktır.
-
The police barred the entrance.Polis girişi kapattı.
Verb Forms Regular
Base
bar
/bɑr/
Past
barred
/bɑrd/
Participle
barred
/bɑrd/
Spelling rule
Double the last consonant + ‑edbar → barred
Fiil tek bir sesli + tek bir sessiz harfle bitiyor ve vurgu son hecede olduğu için son sessiz harf ikilenir, sonra -ed eklenir.
Same rule: stop → stopped · plan → planned · drop → dropped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /r/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. barred /bɑrd/
Synonyms
Antonyms
Collocations
bar entrybar accessbar frombar passagebar the doorbar the way
Phrases 40
See all- bar backn.bar yardımcısı
- bar chartn.çubuk grafik
- bar crawln.bar turu
- bar hopv.bar bar gezmek, bar gezmek
- bar mitzvahn.bar mitzvah
- bar spoonn.bar kaşığı, uzun kokteyl kaşığı
- barn.bar, çubuk
- 12-baradj.12 barlık, 12 ölçülük
- arm barn.kol kilidi
- bean to baradj.çekirdekten tablete, kakao çekirdeğinden tablete üretilen
- bean-to-baradj.çekirdekten tablete
- cash barn.ücretli bar, parayla içki alınan yer
- chocolate barn.kalıp çikolata, çikolata barı
- coffee barn.kafe, kahve dükkânı