forbid
A1A2B1B2C1C2
/fərˈbɪd/
/fəˈbɪd/
- 1 yasaklamak, men etmek
Definition (English)
To officially order someone not to do something, or to not allow something to happen.
Example Sentences
-
Some religions forbid the consumption of alcohol.Bazı dinler alkol tüketimini yasaklar.
-
My parents forbade me from staying out late.Ailem geç saatlere kadar dışarıda kalmamı yasakladı.
Verb Forms Irregular A-B-C · Üç biçim de farklı
Base
forbid
/fərˈbɪd/
Past
forbade
/fərˈbeɪd/
Participle
forbidden
/ˈfɔrbɪdən/
How the past is formed
No ‑ed✗forbidded ✓forbade
Bu fiil düzensizdir: -ed kuralı uygulanmaz, past ve participle biçimleri ezberlenir.
- Pastforbid → forbadeSondaki “id” yerine “ade” gelir.
- Participleforbid → forbiddenSon ünsüz ikilenir ve -en eklenir.