bad faith
A1A2B1B2C1C2
/bæd feɪθ/
/bæd feɪθ/
GeneralLegal
- 1 kötü niyet, suiniyet uncountable
Definition (English)
Dishonesty or deception in intentions or actions.
Example Sentences
-
The contract was signed in bad faith.Sözleşme kötü niyetle imzalandı.
-
His actions showed clear evidence of bad faith.Eylemleri kötü niyetin açık kanıtını gösteriyordu.
Antonyms
Phrases 18
See all- badadj.kötü, fena
- bad breathn.ağız kokusu, nefes kokusu
- bad hair dayidiomsaçların istediğin gibi olmadığı gün, her şeyin ters gittiği gün
- bad languagen.küfürlü konuşma, kaba dil
- bad luckn.şanssızlık, kötü şans
- bad weathercolloc.kötü hava
- 400 Bad Requestn.400 hatası, 400 Hatalı İstek
- a bad dreamcolloc.kötü rüya
- a bad ideacolloc.kötü fikir
- a bad movecolloc.kötü hamle
- a bad nightcolloc.kötü bir gece
- be like a bad dreamidiomkâbus gibi olmak
- be on bad terms with someonecolloc.biriyle arası bozuk olmak
- big bad wolfn.kötü kurt, öcü