bad breath
A1A2B1B2C1C2
/bæd brɛθ/
/bæd brɛθ/
- 1 ağız kokusu, nefes kokusu uncountable
Definition (English)
Breath that smells unpleasant or foul.
Example Sentences
-
Brushing your tongue can reduce bad breath.Dilinizi fırçalamak ağız kokusunu azaltabilir.
-
He worried about having bad breath after lunch.Öğle yemeğinden sonra ağız kokusu olacağından endişelendi.
Phrases 18
See all- badadj.kötü, fena
- bad faithn.kötü niyet, suiniyet
- bad hair dayidiomsaçların istediğin gibi olmadığı gün, her şeyin ters gittiği gün
- bad languagen.küfürlü konuşma, kaba dil
- bad luckn.şanssızlık, kötü şans
- bad weathercolloc.kötü hava
- 400 Bad Requestn.400 hatası, 400 Hatalı İstek
- a bad dreamcolloc.kötü rüya
- a bad ideacolloc.kötü fikir
- a bad movecolloc.kötü hamle
- a bad nightcolloc.kötü bir gece
- be like a bad dreamidiomkâbus gibi olmak
- be on bad terms with someonecolloc.biriyle arası bozuk olmak
- big bad wolfn.kötü kurt, öcü