annoyance
A1A2B1B2C1C2
/əˈnɔɪəns/
/əˈnɔɪəns/
- 1 sinirlenme, kızgınlık uncountable
- 2 can sıkıcı şey, rahatsızlık kaynağı countable
Definition (English)
- The feeling of being slightly angry or impatient.
- Something or someone that annoys you.
Example Sentences
-
She expressed her annoyance at the delay.Gecikmeden duyduğu kızgınlığı dile getirdi.
-
To his annoyance, the shop had already closed.Dükkânın çoktan kapanmış olması onu sinirlendirdi.
-
The constant noise was a great annoyance to him.Sürekli gürültü onun için büyük bir rahatsızlık kaynağıydı.
-
Mosquitoes are a real annoyance on summer evenings.Sivrisinekler yaz akşamlarının gerçek bir baş belasıdır.
Synonyms
Antonyms
Collocations
cause annoyanceexpress annoyanceshow annoyancemild annoyancesource of annoyancefeel annoyance