age spot
A1A2B1B2C1C2
/eɪdʒ spɑt/
/eɪdʒ spɒt/
- 1 yaş lekesi, güneş lekesi countable
Definition (English)
A small, dark, flat spot on the skin, often caused by sun exposure.
Example Sentences
-
She has an age spot on her hand.Elinde bir yaş lekesi var.
-
Sunscreen can prevent age spots.Güneş kremi yaş lekelerini önleyebilir.
Phrases 33
See all- agen.yaş, yaş dönemi
- agev.yaşlanmak, yaşlandırmak
- age gracefullyexpr.yaşını olgunlukla karşılamak, zarifçe yaşlanmak
- age groupn.yaş grubu, yaş kategorisi
- age inclusiveadj.her yaşı kapsayan, her yaşa uygun
- age like fine wineidiomşarap gibi yaşlanmak, yaşlandıkça güzelleşmek
- age limitn.yaş sınırı
- age regressionn.yaş regresyonu, yaş gerilemesi
- age statementn.yaş beyanı, yaş ibaresi
- age-relatedadj.yaşa bağlı
- age-setn.yaş grubu
- biological agen.biyolojik yaş
- Bronze Agen.Tunç Çağı, Bronz Çağı
- chronological agen.takvim yaşı, kronolojik yaş