age-related
A1A2B1B2C1C2
/eɪdʒ rɪˈleɪtɪd/
/eɪdʒ rɪˈleɪtɪd/
- 1 yaşa bağlı
Definition (English)
Caused by or connected with growing older.
Example Sentences
-
Poor eyesight is one of the most common age-related problems.Görme bozukluğu, yaşa bağlı en yaygın sorunlardan biridir.
-
The care home specialises in helping residents with age-related memory loss.Huzurevi, yaşa bağlı hafıza kaybı yaşayan sakinlere yardım etme konusunda uzmanlaşmıştır.
Phrases 33
See all- agen.yaş, yaş dönemi
- agev.yaşlanmak, yaşlandırmak
- age gracefullyexpr.yaşını olgunlukla karşılamak, zarifçe yaşlanmak
- age groupn.yaş grubu, yaş kategorisi
- age inclusiveadj.her yaşı kapsayan, her yaşa uygun
- age like fine wineidiomşarap gibi yaşlanmak, yaşlandıkça güzelleşmek
- age limitn.yaş sınırı
- age regressionn.yaş regresyonu, yaş gerilemesi
- age spotn.yaş lekesi, güneş lekesi
- age statementn.yaş beyanı, yaş ibaresi
- age-setn.yaş grubu
- biological agen.biyolojik yaş
- Bronze Agen.Tunç Çağı, Bronz Çağı
- chronological agen.takvim yaşı, kronolojik yaş