about
A1A2B1B2C1C2
/əˈbaʊt/
/əˈbaʊt/
-
1
yaklaşık, aşağı yukarı, hemen hemen
A little more or less than a number or amount; approximately.
-
There were about 20 people at the party.Partide yaklaşık 20 kişi vardı.
-
The meeting will start in about ten minutes.Toplantı yaklaşık on dakika içinde başlayacak.
-
-
2
(-mek) üzere
Used in be about to, to say that something will happen very soon.
-
Hurry up, the film is about to start!Acele et, film başlamak üzere!
-
I was about to call you when you walked in.Sen içeri girdiğinde tam seni aramak üzereydim.
-
-
3
oraya buraya, sağa sola
In many directions; here and there.
-
The children were running about in the garden.Çocuklar bahçede oraya buraya koşturuyordu.
-
Please don't leave your shoes lying about.Lütfen ayakkabılarını sağa sola atma.
-
-
4
buralarda, ortalıkta
Present in a place, or existing nearby.
-
Is your father about? I'd like a word with him.Baban buralarda mı? Onunla bir şey konuşmak istiyorum.
-
There's a lot of flu about at the moment.Şu sıralar ortalıkta çok grip var.
-
Synonyms
Collocations
Phrases 34
See all- about facen.U dönüşü, 180 derecelik dönüş
- about toexpr.(bir şeyi yapmak) üzere olmak, tam yapacakken
- aboutprep.hakkında, ile ilgili
- be modest about somethingcolloc.bir konuda alçakgönüllü olmak
- be open-minded about somethingcolloc.bir konuda açık fikirli olmak
- be superstitious about somethingcolloc.bir konuda batıl inançlı olmak
- bring aboutphr.v.yol açmak, sebep olmak
- bring about changecolloc.değişime yol açmak, değişim getirmek
- come aboutphr.v.meydana gelmek, oluşmak
- crazy aboutexpr.(bir şeye) bayılmak, (birine/bir şeye) deli olmak
- do something about somethingexpr.bir sorunla ilgili harekete geçmek, bir şeyin çaresine bakmak
- don't worry about itexpr.sorun değil, önemli değil
- dream aboutphr.v.rüyasında görmek, hayalini kurmak
- feel insecure about somethingcolloc.bir konuda kendine güvenmemek