yourself
A1A2B1B2C1C2
/ˈjɔrsɛlf/
/jɔːˈsɛlf/
-
1
kendini, kendine
Used as the object of a verb or preposition when the person you speak to is also the subject.
-
Take care of yourself and call me soon.Kendine iyi bak ve beni yakında ara.
-
Be careful not to cut yourself with that knife.O bıçakla kendini kesmemeye dikkat et.
-
-
2
kendin, kendiniz, bizzat
Used to emphasize that the person you speak to does something personally.
-
Did you make this cake yourself?Bu pastayı kendin mi yaptın?
-
You said so yourself at the meeting.Bunu toplantıda sen kendin söyledin.
-
-
3
tek başına, kendi kendine
Used in 'by yourself' to mean alone, or without any help.
-
Did you paint the whole house by yourself?Bütün evi tek başına mı boyadın?
-
You shouldn't walk home by yourself at night.Gece eve tek başına yürümemelisin.
-
-
4
kendin (ol), kendinde
Your usual or natural way of being or behaving, as in 'Just be yourself'.
-
Don't be nervous at the interview; just be yourself.Mülakatta gergin olma, sadece kendin ol.
-
You don't seem yourself today. Is everything all right?Bugün pek kendinde gibi değilsin. Her şey yolunda mı?
-
Collocations
by yourselfhelp yourselfenjoy yourselftake care of yourselflook after yourselfbe yourselfbehave yourselfintroduce yourselfmake yourself at homesee for yourselfask yourselfdo-it-yourself
Phrases 15
See all- be a law unto yourselfidiomkendi bildiğini okumak
- brace yourselfexpr.kendini hazırla, sıkı dur
- bury yourself in your booksidiomkitaplara gömülmek
- can't hear yourself thinkidiomgürültüden kendi sesini bile duyamamak, gürültüden kafasını toparlayamamak
- feel like yourself againidiomkendini tekrar iyi hissetmek, eski haline dönmek
- flog yourself to deathidiomkendini helak etmek, ölesiye çalışmak
- get someone to yourselfexpr.biriyle baş başa kalmak
- help yourselfexpr.buyur, al, çekinme, al
- help yourself to somethingexpr.bir şeyden çekinmeden almak, kendine servis yapmak
- lock yourself awayphr.v.kendini dünyaya kapatmak, kendini bir yere kapatmak
- make yourself at homeexpr.kendi evindeymiş gibi rahat olmak, rahatına bakmak
- pace yourselfidiomkendini yormamak, temponu ayarlamak
- pull yourself togetherexpr.kendini toplamak, kendine gelmek
- take care of yourselfexpr.kendine iyi bak