work out
A1A2B1B2C1C2
/wɜrk aʊt/
/wɜːk aʊt/
-
1
çözmek, hesaplamak, halletmek
To find a solution to a problem or to calculate something.
-
We need to work out a solution.Bir çözüm bulmalıyız.
-
Can you work out how much we owe?Ne kadar borcumuz olduğunu hesaplayabilir misin?
-
-
2
yoluna girmek, iyi sonuçlanmak, (ilişki/plan) yürümek
To happen or develop in a successful way.
-
I hope everything works out well.Umarım her şey yoluna girer.
-
Their marriage didn't work out, but they are still friends.Evlilikleri yürümedi ama hâlâ arkadaşlar.
-
-
3
spor yapmak, antrenman yapmak Sports
To exercise in order to make your body fit and strong.
-
He works out every morning.Her sabah spor yapar.
-
I work out at the gym three times a week.Haftada üç kez spor salonunda antrenman yapıyorum.
-
Synonyms
Phrases 60
See all- workv.çalışmak, emek vermek
- workn.iş, iş yeri
- work bootsn.iş botları
- work breakdown structuren.iş kırılım yapısı
- work cyclen.çalışma döngüsü
- work environmentn.iş ortamı, çalışma ortamı
- work flexibilityn.iş esnekliği, çalışma esnekliği
- work for hiren.sipariş üzerine yapılan eser, ısmarlama eser
- work freelancecolloc.proje bazında serbest çalışmak
- work from homeexpr.evden çalışmak
- work from homen.evden çalışma
- work full-timecolloc.tam zamanlı çalışmak
- work in a sweatshopcolloc.ter atölyesinde ağır koşullarda çalışmak
- work in progressn.devam eden iş, yapım aşamasındaki iş