with you
A1A2B1B2C1C2
/wɪð ju/
/wɪð juː/
General
- 1 sana katılıyorum, seni anlıyorum
Definition (English)
Used to say that you understand or agree with someone.
Example Sentences
-
I'm with you on that; the plan needs more time.Bu konuda sana katılıyorum; planın daha fazla zamana ihtiyacı var.
-
Sorry, I'm not with you. Could you explain that again?Pardon, anlayamadım. Bunu tekrar açıklayabilir misin?
Aviation
- 1 frekanstayız, irtibattayız
Definition (English)
Said by a pilot on first calling a new radio frequency, meaning the aircraft is now in contact.
Example Sentences
-
Ankara Approach, TC-ABC with you at flight level eighty.Ankara Yaklaşma, TC-ABC frekansta, uçuş seviyesi sekseninde.
-
The pilot said "with you" after changing to the new frequency.Pilot yeni frekansa geçtikten sonra "frekanstayız" dedi.
Phrases 44
See all- withprep.ile, birlikte
- with a view to doing somethingexpr.bir şeyi yapmak amacıyla, bir şeyi yapmak niyetiyle
- with all due respectexpr.kusura bakmayın ama, tüm saygımla
- with childidiomiki canlı, hamile
- with flying coloursidiomparlak bir başarıyla, yüzünün akıyla
- with regard toexpr.ile ilgili olarak, (bir konuya) ilişkin
- with the compliments of someoneexpr.(birinin) ikramı olarak, (birinin) hediyesi olarak
- be in love withcolloc.(birine) âşık olmak, (bir şeye) bayılmak
- bear with meexpr.biraz sabredin, bir dakika lütfen
- born with a silver spoonidiomaltın kaşıkla doğmak, zengin doğmak
- break up withphr.v.(birinden) ayrılmak, (biriyle) ilişkiyi bitirmek
- catch up withphr.v.(biriyle) görüşüp hasret gidermek, (biriyle) buluşup sohbet etmek
- come down withphr.v.(hastalığa) yakalanmak
- come to grips withidiomkabullenmek, yüzleşmek