well-travelled
A1A2B1B2C1C2
/ˌwel ˈtrævəld/
/wɛl ˈtrævəld/
GeneralTravel
- 1 çok gezmiş, dünyayı görmüş
- 2 işlek, çok kullanılan
Definition (English)
- Having visited many different countries and parts of the world.
- Used by a great many travellers or frequently visited.
Example Sentences
-
Being a well-travelled person, she had interesting stories from every continent.Çok gezen biri olarak her kıtadan ilginç hikayeleri vardı.
-
He is very well-travelled and speaks several languages fluently.O, oldukça çok gezmiş biri ve birkaç dili akıcı bir şekilde konuşuyor.
-
We decided to avoid the well-travelled tourist routes and explore the quiet villages.Çok kullanılan turist güzergâhlarından kaçınıp sessiz köyleri keşfetmeye karar verdik.
-
That mountain path is a well-travelled route for hikers in summer.O dağ patikası, yazın yürüyüşçüler için sıkça kullanılan bir güzergâhtır.
Synonyms
Antonyms
untravelled
Collocations
well-travelled routewell-travelled pathwell-travelled roadbecome well-travelled
Phrases 48
See all- welladv.iyi, güzel
- welln.kuyu, su kuyusu
- wellinterj.şey, yani
- welladj.iyi (sağlıkça), sağlıklı
- wellv.(gözleri) dolmak, (duygu) kabarmak
- well baby visitn.sağlam çocuk muayenesi, sağlam çocuk kontrolü
- well doneinterj.aferin, tebrikler
- well offadj.hâli vakti yerinde, varlıklı
- well watern.kuyu suyu
- as wellexpr.de (da), ayrıca
- as well asexpr.(bir şeyin) yanı sıra, ve ayrıca
- diving welln.atlama havuzu, dalış havuzu
- do well in schoolexpr.okulda başarılı olmak, derslerinde başarılı olmak
- get wellcolloc.iyileşmek