used
A1A2B1B2C1C2
/juzd/
/juːzd/
-
1
(-e) alışkın, (-e) alışık
Familiar with something because you have often done or experienced it, used in 'be used to' and 'get used to'.
-
I'm not used to getting up so early.Bu kadar erken kalkmaya alışkın değilim.
-
You'll soon get used to the cold weather here.Buradaki soğuk havaya kısa sürede alışırsın.
-
-
2
ikinci el
Owned by someone else before; not new.
-
She bought a used car from her neighbour.Komşusundan ikinci el bir araba aldı.
-
This shop sells used books and old records.Bu dükkân ikinci el kitap ve eski plak satıyor.
-
-
3
kullanılmış
Already used once, so that it is dirty or cannot be used again.
-
Please put your used towels in the basket.Lütfen kullanılmış havlularınızı sepete koyun.
-
Throw used batteries in the special recycling bin.Kullanılmış pilleri özel geri dönüşüm kutusuna atın.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 9
See all- used car loann.ikinci el taşıt kredisi, ikinci el araba kredisi
- used toexpr.eskiden (yapardı), alışkın olmak
- used to doexpr.eskiden (yapardı), önceden (yapardı)
- usedmod.v.eskiden (-erdi: yüzerdim, giderdik), (geçmişteki alışkanlık)
- be used toexpr.alışkın olmak, alışık olmak
- buy usedcolloc.ikinci el almak, kullanılmış ürün almak
- certified usedadj.sertifikalı ikinci el, onaylı ikinci el
- fuel usedn.kullanılan yakıt
- get used toexpr.alışmak