unsound
A1A2B1B2C1C2
/ənˈsaʊnd/
/ʌnˈsaʊnd/
- 1 sağlam olmayan, çürük
- 2 hatalı, isabetsiz, temelsiz
Definition (English)
- In poor condition and likely to break or fall down.
- Based on wrong ideas or poor judgment.
Example Sentences
-
The old bridge was declared unsound and closed to traffic.Eski köprünün sağlam olmadığı açıklandı ve köprü trafiğe kapatıldı.
-
The building's foundation is unsound.Binanın temeli sağlam değil.
-
His argument was based on unsound logic.Argümanı hatalı bir mantığa dayanıyordu.
-
Putting all your savings into one company is financially unsound.Tüm birikimini tek bir şirkete yatırmak mali açıdan isabetsizdir.