turn against
A1A2B1B2C1C2
/tɜrn əˈgɛnst/
/tɜːn əˈgɛnst/
- 1 aleyhine dönmek
- 2 karşı çıkmak
Definition (English)
- To start to dislike or oppose someone.
- To make someone hostile towards another person.
Example Sentences
-
The public quickly turned against the new policy.Halk yeni politikaya hızla karşı çıktı.
-
His own team turned against him.Kendi takımı ona cephe aldı.
-
Don't let their lies turn you against me.Yalanlarının sana bana karşı dönmesine izin verme.
Phrases 53
See all- turnv.dönmek, (başını) çevirmek
- turnn.sıra, dönüş
- turn a blind eyeidiomgöz yummak, görmezden gelmek
- turn a deaf earidiomkulak ardı etmek, kulak asmamak
- turn a phraseidiomsözü ustalıkla kullanmak, güzel ifade etmek
- turn a profitcolloc.kâr etmek, kâra geçmek
- turn after passingexpr.(irtifayı/noktayı) geçtikten sonra dönmek
- turn and slipn.dönüş ve kayma göstergesi, dönüş ve yatış göstergesi
- turn aroundphr.v.arkasını dönmek, düzelmek
- turn around pointn.dönüş noktası, geri dönme noktası
- turn awayphr.v.geri çevirmek, (içeri) almamak
- turn backphr.v.geri dönmek, vazgeçmek
- turn back the clockidiomzamanı geri almak, geçmişe dönmek
- turn back timecolloc.zamanı geri almak, zamanı geri döndürmek