train journey
A1A2B1B2C1C2
/treɪn ˈdʒɜrni/
/treɪn ˈdʒɜːni/
- 1 tren yolculuğu, trenle seyahat countable
Definition (English)
The act of traveling from one place to another by train.
Example Sentences
-
The train journey was very relaxing.Tren yolculuğu çok rahatlatıcıydı.
-
We enjoyed the scenic train journey.Manzaralı tren yolculuğunun tadını çıkardık.
Phrases 18
See all- trainv.eğitmek, antrenman yapmak
- trainn.tren, kafile
- train traveln.tren seyahati
- bullet trainn.hızlı tren
- catch a traincolloc.trene yetişmek, trene binmek
- commuter trainn.banliyö treni
- direct trainn.aktarmasız tren, direkt tren
- freight trainn.yük treni, marşandiz
- ghost trainn.korku tüneli, korku treni
- high speed trainn.hızlı tren
- high-speed trainn.hızlı tren, yüksek hızlı tren
- hype trainn.heyecan dalgası, abartılı beklenti
- like a freight trainidiomyük treni gibi, çok hızlı ve güçlü bir şekilde
- meal trainn.yemek yardımı zinciri, yemek dayanışması