traffic jam
A1A2B1B2C1C2
/ˈtræfɪk dʒæm/
/ˈtræfɪk dʒæm/
- 1 trafik sıkışıklığı, trafik tıkanıklığı countable
Definition (English)
A long line of vehicles unable to move.
Example Sentences
-
I got stuck in a traffic jam.Trafik sıkışıklığına yakalandım.
-
The traffic jam lasted for hours.Trafik sıkışıklığı saatlerce sürdü.
Phrases 42
See all- trafficn.trafik, iletişim
- trafficv.kaçakçılık yapmak, (yasa dışı mal) kaçırmak
- traffic advisoryn.trafik uyarısı
- traffic alertn.trafik uyarısı
- traffic alert and collision avoidance systemn.trafik uyarı ve çarpışma önleme sistemi
- traffic allocationn.trafik tahsisi
- traffic collision avoidance systemn.çarpışma önleme sistemi, hava trafik çarpışma önleme sistemi
- traffic congestionn.trafik sıkışıklığı, trafik tıkanıklığı
- traffic displayn.trafik ekranı, trafik göstergesi
- traffic gridlockn.trafik kilitlenmesi
- traffic in sightexpr.trafik görüşte
- traffic informationn.trafik bilgisi
- traffic information service broadcastn.trafik bilgi servisi yayını
- traffic lightn.trafik ışığı, trafik lambası