the hard sell
A1A2B1B2C1C2
/ðə hɑrd sɛl/
/ðə hɑːd sɛl/
- 1 baskıcı satış taktiği, agresif satış
Definition (English)
A forceful, high-pressure way of persuading people to buy something.
Example Sentences
-
I left the shop because the assistant was giving me the hard sell on an expensive phone I didn't need.Satış görevlisi ihtiyacım olmayan pahalı bir telefonu almam için bana baskı yapınca mağazadan çıktım.
-
Some estate agents use the hard sell, pressuring first-time buyers into making quick decisions.Bazı emlakçılar agresif satış taktikleri kullanarak ilk kez ev alacak kişileri hızlı karar vermeye zorluyor.
Phrases 44
See all- hardadj.zor, güç
- hardadv.çok (çalışmak/uğraşmak), sıkı
- hard altituden.zorunlu irtifa
- hard anodizen.sert eloksal, sert anotlama
- hard boiledadj.lop, katı haşlanmış
- hard bouncen.kalıcı geri dönüş
- hard casen.sert kılıf, sert kutu
- hard commodityn.sert emtia
- hard courtn.sert kort
- hard covern.ciltli kitap, sert kapaklı kitap
- hard diskn.sabit disk
- hard driven.sabit disk, harddisk
- hard geln.sert jel
- hard graftn.sıkı çalışma, alın teri