tape
A1A2B1B2C1C2
/teɪp/
/teɪp/
- 1 kaydetmek, kayda almak
- 2 bantlamak, bantla yapıştırmak
Definition (English)
- To record sound or pictures, especially on a camera or recorder.
- To fasten, close or stick something with sticky tape.
Example Sentences
-
The interview was taped and shown on the evening news.Röportaj kayda alınıp akşam haberlerinde gösterildi.
-
I taped the match because I had to work.Çalışmam gerektiği için maçı kaydettim.
-
She taped a note to the fridge door.Buzdolabının kapağına bantla bir not yapıştırdı.
-
Tape the box shut before you post it.Kutuyu postalamadan önce bantlayarak kapatın.
Verb Forms Regular
Base
tape
/teɪp/
Past
taped
/teɪpt/
Participle
taped
/teɪpt/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dtape → taped
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /p/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. taped /teɪpt/
Synonyms
Collocations
tape an interviewtape a programmetape something to somethingtape something uptape something shuttape over somethinga taped conversation
Phrases 15
See all- tape dispensern.bant aleti, bant kesici
- tape measuren.şerit metre, metre
- tapen.bant, kaset
- airtight tapen.hava sızdırmaz bant, sızdırmazlık bandı
- altitude tapen.irtifa şeridi, yükseklik şeridi
- cut red tapeidiombürokrasiyi azaltmak, kırtasiyeciliği azaltmak
- duct tapen.tamir bandı
- electrical tapen.elektrik bandı, izole bant
- floral tapen.çiçek bandı, çiçekçi bandı
- foam tapen.sünger bant, köpük bant
- masking tapen.maskeleme bandı, boya bandı
- painter's tapen.maskeleme bandı, boyacı bandı
- red tapeidiomkırtasiyecilik, bürokrasi
- speed tapen.hız şeridi, hız bandı