tandem
A1A2B1B2C1C2
/ˈtændəm/
/ˈtændəm/
-
1
tandem bisiklet, iki kişilik bisikletcountable Transportation
A bicycle for two people, one sitting behind the other.
-
We rode a tandem along the coast road.Sahil yolu boyunca iki kişilik bisiklete bindik.
-
Riding a tandem needs good teamwork.Tandem bisiklet sürmek iyi bir takım çalışması gerektirir.
-
-
2
birlikte, el ele, eş zamanlı olarak
Working together or happening at the same time, used in the phrase "in tandem".
-
The two departments work in tandem on new projects.İki departman yeni projelerde birlikte çalışıyor.
-
Prices rose in tandem with demand.Fiyatlar talep ile eş zamanlı olarak yükseldi.
-
-
3
dil tandemi, dil değişimicountable Education
A way of learning a language in which two people teach each other their own languages.
-
I found a tandem partner online.Online bir tandem partneri buldum.
-
We practice English with our tandem partner.Tandem partnerimizle İngilizce pratik yapıyoruz.
-
Collocations
in tandemwork in tandemin tandem withtandem partnertandem bicycle