suffuse
A1A2B1B2C1C2
/səˈfjuz/
/sʌˈfjuːz/
Literary
- 1 (bir yere) yayılmak, kaplamak
- 2 (duyguyla) doldurmak, sarmak
Definition (English)
- To spread slowly through or over something, especially light or colour.
- To fill something with a quality or emotion.
Example Sentences
-
A warm glow began to suffuse the evening sky.Akşam gökyüzüne sıcak bir parlaklık yayılmaya başladı.
-
The soft light of dawn suffused the room.Şafağın yumuşak ışığı odaya yayıldı.
-
Tears of joy suffused her eyes.Sevinç gözyaşları gözlerini doldurdu.
-
Her voice was suffused with warmth and kindness.Sesi sıcaklık ve şefkatle doluydu.
Verb Forms Regular
Base
suffuse
/səˈfjuz/
Past
suffused
/səˈfjuzd/
Participle
suffused
/səˈfjuzd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dsuffuse → suffused
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /z/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. suffused /səˈfjuzd/