speak
A1A2B1B2C1C2
/spik/
/spiːk/
- 1 konuşmak
- 2 söylemek
Definition (English)
- To use your voice to say words.
- To talk to someone about something.
Example Sentences
-
She can speak three languages fluently.Üç dili akıcı bir şekilde konuşabiliyor.
-
Can I speak to the manager, please?Müdürle konuşabilir miyim lütfen?
-
He spoke about his travels.Seyahatleri hakkında konuştu.
Verb Forms Irregular A-B-C · Üç biçim de farklı
Base
speak
/spik/
Past
spoke
/spoʊk/
Participle
spoken
/ˈspoʊkən/
How the past is formed
No ‑ed✗speaked ✓spoke
Bu fiil düzensizdir: -ed kuralı uygulanmaz, past ve participle biçimleri ezberlenir.
- Pastspeak → spokeSondaki “eak” yerine “oke” gelir.
- Participlespeak → spokenPast biçimine -n eklenir.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 11
See all- speak fluentlycolloc.akıcı konuşmak
- speak forphr.v.adına konuşmak, temsil etmek
- speak of the devilidiomlafının üstüne, iyi insan lafının üstüne gelirmiş
- speak off the cuffidiomhazırlıksız konuşmak, doğaçlama konuşmak
- speak outphr.v.açıkça karşı çıkmak, sesini yükseltmek
- speak the same languageidiomaynı dilden konuşmak, birbirini iyi anlamak
- speak upphr.v.daha yüksek sesle konuşmak, sesini yükseltmek
- speak up forphr.v.savunmak, arkasında durmak
- speak your mindexpr.açıkça konuşmak, ne düşünüyorsa söylemek
- actions speak louder than wordsidiomlafla peynir gemisi yürümez, söz değil, iş önemlidir
- may I speak toexpr.(biriyle) görüşebilir miyim, (biriyle) konuşabilir miyim