source
A1A2B1B2C1C2
/sɔrs/
/sɔːs/
- 1 tedarik etmek, temin etmek
Definition (English)
To get something, especially goods or materials, from a particular place or supplier.
Example Sentences
-
The restaurant sources all its vegetables from local farms.Restoran tüm sebzelerini yerel çiftliklerden tedarik ediyor.
-
Most of the parts are sourced from Asia.Parçaların çoğu Asya'dan temin ediliyor.
Verb Forms Regular
Base
source
/sɔrs/
Past
sourced
/sɔrst/
Participle
sourced
/sɔrst/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dsource → sourced
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /s/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. sourced /sɔrst/
Synonyms
Collocations
source something from somewherelocally sourcedresponsibly sourcedethically sourcedsource materialssource suppliers
Phrases 17
See all- source coden.kaynak kodu
- source energyn.birincil enerji, kaynak enerjisi
- source languagen.kaynak dil
- source of irritationcolloc.rahatsızlık kaynağı, sinir bozucu şey
- source protectionn.kaynak koruması, bilgi kaynağının gizliliği
- sourcen.kaynak, (bilgi/haber) kaynağı
- authoritative sourcecolloc.güvenilir ve yetkin kaynak
- bottled at sourceadj.kaynağında şişelenmiş
- credible sourcecolloc.güvenilir kaynak
- data sourcen.veri kaynağı
- ground sourceadj.toprak kaynaklı, yer kaynaklı
- ground sourceadj.toprak kaynaklı, yer kaynaklı
- open sourceadj.açık kaynaklı, açık kaynak kodlu
- open sourcen.açık kaynak