smoky
A1A2B1B2C1C2
/ˈsmoʊki/
/ˈsməʊki/
-
1
dumanlı
Full of smoke.
-
The room was smoky after the fire.Yangından sonra oda dumanlıydı.
-
The bar was so smoky that my eyes started to hurt.Bar o kadar dumanlıydı ki gözlerim acımaya başladı.
-
-
2
isli, is kokulu, tütsü aromalı Food
Tasting or smelling of smoke.
-
This cheese has a rich smoky flavour.Bu peynirin yoğun, isli bir tadı var.
-
The grilled peppers had a lovely smoky taste.Izgara biberlerin hoş bir isli tadı vardı.
-
-
3
buğulu
Low and slightly rough in an attractive way, used about a voice.
-
He had a smoky voice.Buğulu bir sesi vardı.
-
The singer's smoky voice filled the small club.Şarkıcının buğulu sesi küçük kulübü doldurdu.
-
Synonyms
smoke-filledhazy
Antonyms
Collocations
smoky flavorsmoky smellsmoky roomsmoky airsmoky tastesmoky fire