sit still
A1A2B1B2C1C2
/sɪt stɪl/
/sɪt stɪl/
- 1 kıpırdamadan oturmak, hareketsiz oturmak
Definition (English)
To stay seated without moving.
Example Sentences
-
Please sit still while I take your picture.Fotoğrafınızı çekerken lütfen kıpırdamayın.
-
The child found it hard to sit still for long.Çocuğun uzun süre hareketsiz oturması zordu.
Synonyms
keep stillhold stillstay still
Phrases 24
See all- sitv.oturmak, oturtmak
- sitn.oturma, oturup dinlenme
- sit an examcolloc.sınava girmek
- sit and slideexpr.otur ve kay
- sit backphr.v.arkasına yaslanmak, rahatlamak
- sit downphr.v.oturmak
- sit inphr.v.(derse/toplantıya) dinleyici olarak katılmak, gözlemci olarak katılmak
- sit outphr.v.dışında kalmak, katılmamak
- sit skin.oturmalı kayak, oturarak kayak aracı
- sit spotn.oturma noktası, doğa gözlem noktası
- sit throughphr.v.sonuna kadar oturmak, katlanmak
- sit tightidiomsabırla beklemek, yerinde kalmak
- sit upphr.v.doğrulup oturmak, doğrulmak
- sit up straightcolloc.dik oturmak