roughen
A1A2B1B2C1C2
/ˈrʌfən/
/ˈrʌfən/
- 1 pürüzlendirmek, kabalaştırmak
- 2 pürüzlenmek, sertleşmek, kabalaşmak
Definition (English)
- To make a surface rough.
- To become rough or less smooth.
Example Sentences
-
The constant friction began to roughen the wooden surface.Sürekli sürtünme ahşap yüzeyi pürüzlendirmeye başladı.
-
Roughen the surface with sandpaper before you paint it.Boyamadan önce yüzeyi zımparayla pürüzlendirin.
-
His voice began to roughen with age.Sesi yaşla birlikte kabalaşmaya başladı.
-
Her hands roughened after years of work in the garden.Yıllarca bahçede çalışmaktan elleri sertleşti.
Verb Forms Regular
Base
roughen
/ˈrʌfən/
Past
roughened
/ˈrʌfənd/
Participle
roughened
/ˈrʌfənd/
Spelling rule
Add ‑edroughen → roughened
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /n/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. roughened /ˈrʌfənd/