recline
A1A2B1B2C1C2
/rɪˈklaɪn/
/rɪˈklaɪn/
- 1 arkaya yaslanmak, uzanmak
- 2 (koltuğu) geriye yatırmak
Definition (English)
- To lean or lie back in a relaxed position.
- To lower the back of a seat so that it leans backwards.
Example Sentences
-
She likes to recline on the sofa with a good book.İyi bir kitapla kanepede uzanmayı sever.
-
He reclined in his chair and closed his eyes.Sandalyesinde arkaya yaslandı ve gözlerini kapadı.
-
You can recline your seat once the seat-belt sign is off.Kemer işareti söndükten sonra koltuğunuzu geriye yatırabilirsiniz.
-
Please do not recline your seat during the meal service.Lütfen yemek servisi sırasında koltuğunuzu geriye yatırmayın.
Verb Forms Regular
Base
recline
/rɪˈklaɪn/
Past
reclined
/rɪˈklaɪnd/
Participle
reclined
/rɪˈklaɪnd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑drecline → reclined
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /n/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. reclined /rɪˈklaɪnd/
Synonyms
lean backlie back
Antonyms
Collocations
recline your seatrecline comfortablyrecline on a sofareclining chair