ready-to-wear
A1A2B1B2C1C2
/ˈrɛdi tə wɛr/
/ˈrɛdi tə weə/
General
- 1 hazır, konfeksiyon
Definition (English)
Made in standard sizes and sold ready to wear, not made for one person.
Example Sentences
-
She bought a ready-to-wear dress.Hazır bir elbise satın aldı.
-
Her new ready-to-wear collection is much cheaper than her couture designs.Yeni hazır giyim koleksiyonu, özel dikim tasarımlarından çok daha ucuz.
GeneralClothing
- 1 hazır giyim, prêt-à-porter uncountable
Definition (English)
Clothes made in standard sizes, or the business of making them.
Example Sentences
-
This designer offers both couture and ready-to-wear.Bu tasarımcı hem özel dikim hem de hazır giyim sunuyor.
-
Ready-to-wear now makes up most of the brand's sales.Hazır giyim artık markanın satışlarının büyük kısmını oluşturuyor.
Synonyms
Antonyms
Collocations
ready-to-wear clothesready-to-wear collectionready-to-wear fashionready-to-wear lineready-to-wear marketready-to-wear industry
Phrases 9
See all- readyadj.hazır, (yemek/iş) hazır
- readyv.hazırlamak, hazır duruma getirmek
- ready for departureexpr.kalkışa hazır
- ready for takeoffexpr.kalkışa hazır, kalkış için hazır
- ready mealn.hazır yemek
- ready to drinkadj.içime hazır
- definition of readyn.hazır olma tanımı, hazırlık kriterleri
- get readyexpr.hazırlanma, hazırlık
- ready-to-wearn.hazır giyim