raise the alarm
A1A2B1B2C1C2
/reɪz ðə əˈlɑrm/
/reɪz ðə əˈlɑːm/
Idiom
- 1 alarm vermek, tehlikeyi haber vermek
Definition (English)
To warn people about a danger or problem.
Example Sentences
-
They had to raise the alarm about the fire.Yangın hakkında alarm vermek zorunda kaldılar.
-
A neighbour saw the smoke and raised the alarm immediately.Bir komşu dumanı görünce hemen alarm verdi.
-
Doctors are raising the alarm about childhood obesity.Doktorlar çocukluk çağı obezitesi konusunda alarm veriyor.
Synonyms
sound the alarm
Collocations
raise the alarm about something
Phrases 30
See all- raisev.kaldırmak, artırmak
- raisen.maaş artışı, zam
- raise a childcolloc.çocuk büyütmek, çocuk yetiştirmek
- raise a familycolloc.çocuk büyütmek, çocuk yetiştirmek
- raise a glassidiomkadeh kaldırmak, şerefine içmek
- raise a handcolloc.parmak kaldırmak, el kaldırmak
- raise a questioncolloc.(bir soruyu) gündeme getirmek, soru işareti doğurmak
- raise an issuecolloc.(bir konuyu) gündeme getirmek, (bir sorunu) dile getirmek
- raise an objection to somethingcolloc.bir şeye itirazını dile getirmek
- raise awarenesscolloc.farkındalık yaratmak, bilinç oluşturmak
- raise capitalcolloc.sermaye bulmak, sermaye toplamak
- raise childrencolloc.çocuk yetiştirmek, çocuk büyütmek
- raise concernscolloc.endişelerini dile getirmek, kaygılarını belirtmek
- raise expectationscolloc.beklentileri yükseltmek